Teknokoliker | Bilişim Teknolojileri | Elektronik Hobi | Page 11

Sen James Bond’un Yerinde Olsan Ne Derdin?

Sony, “Skyfall” lansmanı ile birlikte geçenlerde açıkladığı sosyal medya oyununun 3. görevini veriyor. 3. görev hem Facebook hem de Twitter üzerinde gerçekleşiyor. Sony Facebook ve Twitter hesabı üzerinde gösterilen videonun son 5 saniyesinde Bond bir şeyler söylüyor ve Sony sorusunu soruyor: “Sen Bond’un yerinde olsan ne derdin?” [iframe width=”500″ height=”281″ src=”http://www.youtube.com/embed/KfN5EJKo6CQ?feature=player_detailpage” frameborder=”0″ allowfullscreen>

Bond, Sony ile İstihbarat Toplamaya Devam Ediyor!

Sony “Skyfall” kampanyası için ikinci görev geldi, şimdi durum değişti. Bildiğimiz üzere “Skyfall” İstanbul’da çekilmiş Bond filmlerinden. İkinci görevde, Bond nasıl İstanbul’a geldiyse, senin de İstanbul’da bir noktaya gitmen ve burada olduğunu kanıtlaman gerekiyor ki, Bond işini rahat rahat yapabilsin. Bu görevde @Sony_Turkiye‘nin belirttiği lokasyona gidip 4square üzerinden fotoğraflı check-in yapman ve Twitter’da görev hashtag’i olan #M2bengittim altında yaptığın check-in’i yayınlaman gerekiyor. Sony bunu yapan oyuncuların emeklerini karşılıksız bırakmıyor ve çok özel ödüller veriyor. Duyduğum kadarıyla ödüller arasında Xperia Tablet S ve Bond 50. Yıl Blu-ray seti var. Sony bu arada İstanbul dışındakileri unutmamış, hafta

Bond, Sony ile İstihbarat Topluyor!

23. macerasına çıkan James Bond’un yeni filmi “Skyfall”, 2 Kasım’da vizyona giriyor. Bu sefer MI6 saldırı altında ve James Bond hem arkadaşlarını korumak, hem de M’e olan sadakatini kanıtlamak zorunda. Sen de gerçek bir Bond hayranıysan, Sony’nin sürükleyici sosyal medya oyunu “AjanS” bir hayli ilgini çekecek. Sony, “Skyfall” lansmanı ile birlikte geçenlerde açıkladığı sosyal medya oyununun ilk görevini dün verdi. Bond’un zihni sinir alet edevatları olmadan sıkıntıya düşeceğini düşünen Sony, “4 ekran ile Bond’a yardım et” görevini açıkladı. Q’nun verdiği görevde 4 ekran olarak TV – Tablet – Akıllı Telefon ve Laptop düşünülmüş. Bu 4 ekranın

Teknokoliker 1 Yaşında

Teknokoliker‘i kuralı tam bir yıl oldu. Yazdığım ilk yazı ile blog yazmaya başlamış olmuştum. Blog yazmaya başlamamın sebebi katıldığım seminerlerde eğitmenlerin blog yazmanın kariyer açısından önemli olduğunu söylemelerinden dolayı böyle bir maceraya atılmıştım. İlk yazılarım da sadece eğitmenler söylediği için ve sırf bir blog sayfam olsun diye yazmaya başladım. Asıl amacım insanlar benim neler ile uğraştığını görsünler istemiştim. Ama zaman geçtikçe blog yazmanın ne olduğunu daha iyi anlamayı başarmıştım. Blog yazmak ben de bir tutku haline gelmişti. Daha sonrasında ise Seo, sosyal medya vb. pek çok kavram ve uygulamalar ile tanıştım ve sitemi bu sistemlere

Sensör Seçerken Nelere Dikkat Etmeli

Elektronik teknolojisinin en önemli alanlarından biri de hiç kuşkusuz sensörlerdir. Sensörler, elektronik hakkında çok fazla bilgisi olmayan insanlar tarafından çok fazla bilinmese de elektronik anlamda etrafımızın sensörlerle çevrili olduğunu söylesem herhalde abartmış olmam. Çünkü artık cebimizdeki telefonlarda bile sensör bulunmaktadır. Daha önceki yazılarımda ( Sensör ve çeşitleri – Gerilim ölçer sensörler) sensörler ve çeşitlerinden biraz bahsetmiştim. Bu yazıda ise bir elektronikçi sensör kullanmak istediğinde hangi sensörü tercih etmesi gerekir. Sensör seçimi yapmarken nasıl bir yol izlenmesi gerektiği hakkında bazı bilgiler vereceğim. Amaca Uygun Sensör Seçme Eğer yapacağınız projede bir sensör kullanmanız gerekiyor ise ilk olarak ne amaçla kullanacağınızı doğru

Robotus Ofisi Ziyaretim

Yaptığım iki günlük İstanbul seyahatime başlamadan önce Isparta da kafamda bir program haritası oluşturmuştum. Bu programımdan biride Perpa Ticaret Merkezine gitmekti. Perpa Ticaret Merkezi Ana Giriş Kapısı Perpaya gitmek nereden çıktı diye düşünenlere kısaca bu fikrin nereden geldiğini anlatayım. Robotlar ile uğraşmaya Üniversite 1. sınıfta başlamıştım. Bu uğraşa ilk başladığımda bana yardım eden bir kaç kişi vardı. Bunların bir kısmı 2009 Sdü Teknoloji kulübü yönetiminde olan arkadaşlardı. Bir diğer kişi ise Fırat Faris Dede idi. Nasıl oldu bu iş derseniz tabiki de web siteleri ve yazdığı yazılar ile her zaman bana destek oldu. Yine bu yıllarda

Webit Kongresi Sonrası Aklımda Kalanlar

Hani derler ya “Yediğin içtiğin senin olsun. Gezip gördüğün yerleri anlat.” benim için de webit kongresi öyle oldu diyebilirim. Ana dilin İngilizce olması beni aşırı derece zorlamış olsa da, beklediğimden çok daha fazla eğlendiğim için kongredeki yerimi almamdaki en büyük faktör olan bumerang çalışanlarına teşekkür ederim. Webit kongresi benim için aynı zamanda geniş kapsamlı İstanbul turu da oldu diyebilirim. Kongre süresi içinde (yani 10-11 Ekim) gezmediğim yer kalmadı. Kabataş, Beşiktaş, Eminönü, Karaköy, Taksim ve Askeri müze gezdiğim yerler arasında idi. Hatta askeri müzede ordunun mehteran takımını da izleme fırsatı buldum.  Yaptığım etkinliklerden de biraz bahsettikten sonra